Rojava Devrimi Komployla Karşı Karşıyadır

20 Oca 2019
686 times

Kürtlere yönelik saldırılar tamamen şoven milliyetçi zihniyetle yapılmaktadır...

Cemil BAYIK

Rojava Kürdistan'da Kürt halkına karşı vahşice saldırılar yapılmaktadır. Diğer parçalarda Kürtlere karşı defalarca gerçekleştirilen kirli savaş şimdi de Rojava halkına karşı yürütülmektedir. 70 sivilin katledilmesi, yüzlercesinin kaçırılıp rehin alınması Kürtlere karşı yürütülen kirli savaşın ne kadar alçakça ve zalimce olduğunu göstermektedir. Kürt’ün malı da, canı da, namusu da ucuzdur. Bu, Kürt’e bakışı göstermektedir. Müslüman bir halka Müslümanlık adına yapılanlar tüm Ortadoğu halkları açısından lanetlenmesi gereken bir durumdur.

Kürtlere yönelik saldırılar tamamen şoven milliyetçi zihniyetle yapılmaktadır. Kapitalist modernitenin ulus-devletçi zehrinin Ortadoğu'ya girmesiyle birlikte Kürtler de tarihin hiçbir diliminde görmedikleri zulümle karşılaşmışlardır. Koçgiri, Şeyh Sait, Dersim ve Ağrı’da gerçekleştirilen katliamlar ulus-devlet zihniyetinin milliyetçilik zehrinin ortaya çıkardığı katliamlardır. Güney Kürdistan'daki Enfal ve Halepçe de milliyetçiliğin katliamlarıdır. İran ve Suriye devletinin 20.yüzyıl uygulamaları da Kürt’ü yok etmeyi hedefleyen ulus-devlet zihniyetiyle gerçekleştirilmiştir. Fiziki ve kültürel soykırımda öncü Türk devleti olsa da tüm bölge devletleri de ulus-devlet zihniyetiyle aynı politika ve uygulamaların sahibi olmuşlardır.

Şu anda Suriye'de İslam maskeli saldırganlar da benzer bir zihniyete sahiptirler. Her ne kadar İslam maskesi taksalar da esas olarak Arap milliyetçileridirler. Böyle olmasalardı Kürtlerin kendi şehir ve kasabalarını kontrol etmelerine saygılı olurlardı. Şu anda devletle savaşı bırakmışlar Kürtlere saldırmaktadırlar. Açıkça tüm şovenist milliyetçiler gibi “Kürtler de kim oluyor kendi kendilerini yönetebiliyor?” demektedirler. Kürtlerin irade sahibi olmasına, kendi kendini yönetmesine, kendi zenginliklerine sahip çıkmasına tahammül edemiyorlar. Saldırganlığın esas nedeni budur. Bunun dışında Kürtlere saldırmaları için hiçbir neden yoktur.

Rojava’ya saldırı herkes için bir sınavdır. Dünyanın başka bir yerinde bir halka bu düzeyde saldırı olsaydı herkes ayağa kalkardı. Avrupa, ABD sessiz kalmaktadır. Onlar da özgür Kürt’ü sevmemektedir. Kürt’e kardeşiz, aynı ümmetteniz diyen bölge devletleri bu katliama sessiz kalmaktadır. Her fırsatta “Kürtler bizim kardeşimizdir, bizi kimse bölemez” diyen Türk yetkililer açıkça bu katliama göz yumuyorlar. Dünyanın başka yerindeki katliamlara karşı hemen tepki gösteren Türkiye yanı başındaki katliamları görmezlikten geliyor. Mısır’daki katliamı kınayan AKP hükümeti kardeşim dediği yanı başındaki Kürtlerin katliamına ses çıkarmıyor. Daha doğrusu besleyip desteklediği çeteler bu katliamı yapıyor. Bu gerçeklik bile Türk devletinin sadece iç değil, dış politikasının da demagojik özel savaş karakterinde olduğunu ortaya koymaktadır.

Halep ve çevresindeki Türkiye sınırına yakın olan alanlardaki silahlı güçlerin tümünün geri cephesi Türkiye’dir. Bunu tüm dünya bilmektedir. Türkiye de bunu reddetmiyor. Hatta bu desteği vererek kurulacak yeni Suriye'de etkin olmayı hesaplamıştır. Ne var ki çarşıdaki pirince giderken evdeki bulgurdan olmuştur. Suriye politikasını ABD ve Avrupa’ya uyumlu hale getirmeye çalışsa da şu anda bölge politikasında en etkisiz konumunu yaşamaktadır. Türkiye'nin beslediği çeteler Suriye devleti karşısında istediği sonucu alamayınca şimdi Kürt bölgelerine yönelmiştir. Türkiye Kürtlere saldıran çetelerden desteğini çekmezse Kürtlerle bitmeyen bir düşmanlığın ve savaşın tohumunu ekmiş olacaktır.

Bu kirli savaşta KDP Türkiye'den ve diğer Kürt düşmanı ülke ve güçlerden daha fazla zan altındadır. Rojava Kürtlerinin en zor döneminde kuşatmanın ve ambargonun öncülüğünü yapmaktadır. Tüm kuşatmaları, ambargoları cesaretlendiren ve meşrulaştıran KDP'nin Rojava’ya karşı tutumudur. Sınırları en sıkı tutan KDP’dir. Hiçbir sınır bu kadar silahtan duvara döndürülmemiştir. Bu tutumuyla Rojava Devrimine yönelik komplonun parçası haline gelmektedir. Ulusal konferansın gündemde olduğu bu günlerde bu tutumun hiçbir izahı olamaz.

Rojava devrimine karşı bir komplo vardır. Rojava’ya yönelik kuşatma ve ambargo sürerse KDP bu komplo ve kuşatmanın neresinde sorusu daha fazla sorulacaktır. Kuzey Kürdistan halkı hala 1999 komplosunu unutmamışken Rojava Devrimine yönelik komplo sırasında KDP'nin kuşatma ve ambargonun tarafı olması tarihte unutulmayacak olumsuzluklar içinde yer alacaktır.

Last modified on Pazartesi, 21 Ocak 2019 15:19
Rate this item
(0 votes)